Author Archives


12
Apr 10

İngiliz futbolu… futbolun beşiğinde görünüm…

8 yıl aradan sonra şampiyonlar liginde yarı finalde bir ingiliz takımı yok. ingilizlerin çeyrek final eşleşmeleri aslında tam uefa’nın pazarlama bölümünün isteyeceği gibiydi. 2-1lik finalin rövanşında bayern- man utd , mourinho ile chelsea nin hesabı kapatması ve fabregası profosyonellik yaşından dolayı barca akademiden kapan arsenal barça ile eşleşti. aslında ilk maç skorlarına bakıldığında pekte süpriz beklenmiyordu chelsea ve man utd tur atlar arsenalin gençleri ne kadar zorlasa da bu dünyaya bu devre fazla futbol oynayan barcelona karşısında tutunamayacağında çoğunluk hem fikirdi. peki ne oldu da isteneni veremedi ingiliz takımları? Continue reading →


29
Mar 10

Ahmaklar mangası

Halısaha takımımız uzun bir aradan sonra Levent Spor Kulübü sahasında yaptığı maçı tarihi bir farkla kaybetti.

Reklam Canavarının jübilesi Uzinin askere uğurlanması derken toplanan takımımız sahaya vatani görevini yapmakta olan sarışından yoksun olarak çıktı. Klasik tertibinden çok uzak olamsada kronikleşmiş kaleci sorunu yine gündemdeydi. Maç günü havanın soğukluğundan dolayı takımımız sahaya erken gelip taraftar baskısından etkilenmemek için koridorda ısındı.
İşte evsahibi takım ve taraftar için karnaval bu saatten sonra başladı ve takımımızın bir saatlik ızdırabı zil sesi ile başlamış bulunmaktaydı. Rakip takım forveti İlker’in etkili başlagıcı bu maçın nasıl gideceğinin habercisiydi. ilk golünü 8 gol yedikten sonra bulan takımımız skoru lehine çeviremedi sahadan tarihi bir fark yedikten sonra ayrıldı. takımımız bu halini kişisel hatalara bağlayıp kişileri suçlamak en kolay yol. Kesinlikle revizyon şart. İyi bi kaleci transferi gerekli. Kulislerde rakip takım forveti İlker ile anlaşıldığı konuşuluyor. Özgür’ün dönmesine az kaldı tekrar maç kondisyonu kazandırılıp hemen takıma adapte edilmesi gerekiyor.

Daçka: Tito(*) Xavi(*) Bolivar(*) Uzi (*) Reklam Canavarı (*) Jackal(*) Gino(*)


16
Mar 10

Brezilya mafyası…

Dünya futbolunun şüphesiz en büyük futbolcu fabrikalarından biri Brezilya. Peleler(beyazıda var), Romario, Bebeto, Dunga, Cafu, Kaka, Ronaldo vs.. saymakla bitmez her takım antrenörünün takımında görmek isteyeceği veya taraftarın heyecanla bekleyeceği transferler. Portekizde, İspanya’da, İtalya’da, hollanda’da ve hatta Almyanya’da ligi domine eden birçok Brezilyalı oyuncu bulabiliriz. İngiltere bu örneklerin dışında kalıyor sadece futbolun beşiğinde Brezilyalıların başarısız performansları(akılda kalan bir tek Gilberto Silva var) dikkat çekiyor. Oyuna renk katan haraketleri, bulunmaz yeteneklerinin yanında takım oyununa ve disiplinden uzak oluşları bu oyuncuların dezavantajları.. Continue reading →


8
Mar 10

Hayatın girişleri çıkışları…

hayat aslında ne kadar basit nefes alacaksın aldığın nefesi kirletip geri vereceksin bir de kalbinin attığından hep emin olacaksın. bunları başarabiliyorsan yaşıyorsun demektir yani bu yazıyı okuayabiliosanız bunları yapabiliyorsunuz merak edip kontoral etmeyin. bu işlemleri becerip yaşamayı becerdikten sonra hayatta hedefler, amaçlar ne derseniz deyin birşeyler becermenin çabası başlıyor.
bu çaba aslında o kadar da zor değil önümüzde iki tane yapmaya çalıştığımız eylem var; “girmek” ve “çıkmak”
hayata annemizden çıkarak başlıoruz ve sonra gaz çıkartıp rahatlayıp uyuyup büyüyoruz. sonra okula girme çabaları başlıyor fakat amaç aslında o okuldan çıkabilmek. kimimiz çıkıyoruz kimimiz çıkartılıyoruz ama sonuç aynı. sonra işe girme çabaları başlıyor. fakat amaç yine aynı girdikten sonra sabah gidiyoruz fakat akşam olsun da çıkalım diye dua edioruz. yine çıkışa geliyoruz. tabi ki hayatımız bu kadar memur hayatı olmasın diye hayatımıza yeni insanlar ilişkiler katıyoruz. girebilmek için birileriyle çıkıyoruz(sözüm meclisten dışarı) girişte problem yaşıyorsak çıkışta bekliyoruz.
hayat aslında bu kadar kolay nefes alıp verirken iki eylemi yerine getirebilmek için yaşıyoruz. girişleri belkide çıkışları olduğu için seviyoruz. aksini düşünsenize sıçamicanı bilerek yemeyiz, köpekler gibi kitlenebileceğimizi bilsek sevişmeyiz, çıkacağımızı bilmesek darüşşafakaya girmeyiz..

bol girişli çıkışlı hayatlar olsun.. çıkamayacağınız yere girmeyin, giremeycekseniz çıkmayın..


8
Mar 10

Unutulanlar unutanları asla unutmazlar…

unutulanlar unutanları asla unutmazlar diyordu babalardan bir tanesi.. sonra düşündüm unutanmıyım unutulanmıyım neyim ben? ( bi yere bağlayamicam neyse geri dondum işte yazıorum)

uzun zamandır düşünüyordum bir yazı yazmayı ayrılık üzerine. unutmak unutulmak giriyim sağlam bir ayrılık yazısı yazayım ayrılmış olanlar duygulanıp ağlasın diğerleri duygulanıp ağlamak için sevgilisinden ayrılsın dedim… sonra barıştım bu haber magazin dünyasına bomba gibi düştü yazı havada kaldı dedim bende aşk üzerine birşeyler yazayım aşık olanlar aşklarının kıymetini bilsin aşık olmayanlar bu yazıdan sonra sokakta ilk gördüğe canlıya aşık olsun dedim… insanlar yazı yazınca rahatlarlarmış bende yazı yazmayı düşününce rahatlıyorum herhalde. şimdi aşk üzerine bi yazı okumayacaksınız özür dilerim çünkü sadece o plandı bende çok aşkı anlatabilecek bir adam değlim herhalde ne şairler ne yazarlar aşkın tarifi hakkında ortak bir cümlede de buluşamadı zaten. Continue reading →


24
Jan 10

Home home sweet home…

Sun Express… Thy’nin diğer bir firması insanların bunu bilmesi yaklaşık 2 saat kadar rötar açıklandığında pek iyi olmadı ve tepkiler benzerdi “kardeşim Barcelona’ya sponsor olacağınıza önce şu rötarları düzeltin.” Bizim insanımız hakikaten çok acımasız, havaalanında hemen milyon eurolardan bahsedildi aslında onların bizim paramız olduğundan bahsedildi. Bense sölenen rötarları düzeltin cümlesini daha olumlu düşünmüştüm. Türk insanın kalbinde herzaman farklı bir yeri olan Barcelona’ya (ne kadar ben madrid’i sevsemde) böle kalitesiz hizmet götürmeyin hani herşeyi düzeltin öle sponsor olun gibi algılamıştım fazla iyimser olmuşum. Sonuç olarak bizde takım halinde gitmemize rağmen Barcelona’nın gölgesi altında İzmir’e gittik…

Devamı


23
Jan 10

İzmir….

arkadaşalar bugün izmir’e geldim yarın çok önemli bir maça çıkıcaz bize şans dileyin…

yarın izmir  izlenimlerim ve kısa sürede dikkatimi çeken şeyleri yazıcam zaman bulabilirsem.

bolivar’ın yazısını ayrıca izmir de okumaktan daha büyük bir keyif aldım tekrar ellerine sağlık izmir den sevgilerle


22
Jan 10

İnternet mi??

Sene 1995(yanlışsam düzeltin), evlerimizden ayrılıp bir okulun yatakhanesinde toplandık. Ürkek, içine kapanık ve farklı kültürlerden gelen çocuklar bugün internet üzerinden birbirlerine birşeyler yazıyorlar. Yılların nasıl geçtiği mi tartışılır, teknolojinin ne boyutlara geldiğimi bilmiyorum ama şunu biliyorum ki bu halısaha takımından bişi olmaz. Arkadaşlar halısahada total futbol anlayışının geçerli olmadığını artık kabul etmemiz gerekiyor.

Devamı