sabah uyandım,kahvaltımı yaptım, sonra herzaman olduğu gibi bilgisayarımı açıp msni, facebooku, yazarbozuntusunu açtım. Eski iş arkadşlarımdan birini ekledim, hayran olduğu sayfalarda %100 osmanlı diye bir sayfa vardı merak ettim ve girdim. tahmin edebileceğiniz gibi dini yönü ağır basan birçok insanın üyesi olduğu ve atatürkü kötülemeye yönelik yazıların bulunduğu (küfüre rastlamadım), tartışmaların olduğu bir sayfa. birileri birşeyler atıyor ortaya birileri de cevap yazıyor. Art niyet seziyorsun ama seviyeli bir tartışma ortamı var. Bildiğimiz şeyler. ama sonra vahim bir durumla karşılaştım. benim de çok öncelerde hayranı olduğum ” Atatürk için 10.000.000 kişi ile bur gurupta dünya rekoru kıracağız” sayfasına girdim. duvarda yazanlardan bazıları şöyle ; Galatasaray ankaragücü maçı nasıl biter anketi, diğer başka sayfaların linkleri reklamları, ek gelir istemisiniz vs.. bir tane bile tartışma yok. anca atam izindeyiz yazan insanlar. Bir sürü boş duvar yazısı. İki sayfayı karşılaştırınca baktım ki birinde 500 bin birinde 14 bin üye var.
Politika
10
Mar 10
8 Mart mı?
“8 Mart Dünya Kadınlar Gününde… -biri dışında- hiçbir topluluk Anıtkabir’de görünmedi…
25
Jan 10
Türkiye Gerçekleri
Yılmaz Özdilden Türkiye gerçekleri ….
Deveyi diken …
Utanmaz Adam vardı …
Şerefsizin önde gideniydi …
Efsane Gırgır’ın efsane tipi.
Adı “Şeref”ti.
*
Oku oku, doyamazdık.
*
Ceyar çıktı sonra …
Karaktersiz karakter.
Haysiyetsizliğin bini bi para.
Kimi kayınbiraderle yatıyor.
Enişteyi kimi kazıklıyor.
Anında … Edirne’den Ardahan’a herkes tabelasını değiştirdi, “Dallas kafe, Dallas kuaför, Dallas pazar” yaptı.
Devamı
22
Jan 10
Koşulsuz
Bir masala tanıklık ediyoruz. Bin bir gece masallarını kıskandırır cinsinden…Demokrasi almış başını at koşturmakta. Doğru ya! Hiç bu kadar demokratik ve çağdaş olmamıştık öncesinde. Öyle bir demokrasi ki bu “Koşulsuz Adalet” ve “Koşulsuz Kalkınma”.Demokrasi, adalet, özgürlük, eşitlik, kalkınma ve bu gibileri ne kadar da hoş geliyor kulağa değil mi? Hele bunların başına bir de “Koşulsuz” geliverince tadından yenmez hale geliyor. Olayın masal kısmına dönelim biz. Öyle bir masal ki bu kahramanları “Koşulsuz” “Dokunulamaz” halde. Öyle bir masal ki bu kahramanları yüceldikçe yücelmekte ve tabii ki “Koşulsuz” … Öyle bir masal ki bu Türkiye büyümekte ve “Adaletle Kalkınmakta” yine “Koşulsuz”…“Kalkınmanın” belirtileri benim çocukluğuma dayanır aslında daha da başlangıcına gidersek babamın çocukluğuna.
18
Jan 10
Demokrasi mi? Özgürlük mü?
Kendimizi bildik bileli bir kavram dolaşır medya semalarında ” Düşünce Özgürlüğü”. Üstelik bu kavram demokrasinin olmazsa olmazı olarak kabul edilir. Düşünmek güzeldir, hele özgür düşünmek daha güzeldir ama sadece düşündüğümüz sürece… Bütün düşündüklerini pervasızca her ortamda dile getirmenin adı demokrasi ile bağdaştırılamaz. İşte tam da bu noktada yine kendimizi bildik bileli duyduğumuz bir özdeyişe atıfta bulunmak gerekiyor sanıyorum. “Başkasının özgürlüğünün başladığı yer, bir başkasının özgürlüğünün bittiği yerdir”. Demokrasi de bunu gerektirir… Belki “demokratik” değiliz ama son derece “özgürüz” kanımca.
